"je ne sais pas ce que c'est que la vie éternelle, mais celleci est une mauvaise plaisanterie"
(ebedi hayata dair fikrim yok fakat şu an içinde yaşadığımız, aptal bir şakadan ibaret.)
gerçekten de hayattan keyif alıyor musunuz? tüm bu keşmekeşin içinde sahiden yaşadığınızı nasıl algılayabiliyorsunuz? ileride neler olacağını kestirememek sizin de karnınızı ağrıtmıyor mu? üzerimize doğru gelmekten olan hazin son, sizce ne kadar uzak? güvende miyiz veya olacak mıyız? neden yıllar önce yaptığımız bir hata bizi hâlâ utandırır? peki ya unutmak? sizi tek seferde silebilmiş insanları neden aptallar gibi yıllarca kalbimizde taşırız? dolu tarafından bakmanın sorunlardan kaçmanın en güzel yanı olduğu konusunda ne düşünüyorsunuz? tüm bu bahaneler niye? sorulardan sıkıldın mı?
dünya hiç de güzel bir yer değil. çünkü içinde bizler varız. berbatız. birbirimize şu kısacık ömürleri zehir etmekten başka bir halta yaramadan yok olup gidiyoruz. aldırış etmeyene, kaçıp koltuğun ardına saklanana, onlara uyanlara neredeyse hiç dokunmayan bizler, gözünü bir defa açıp sorgulama yolculuğuna çıkanlara nedense hiç acımayız. yakışır bize.
bu sistem kimin eseri. neden çalışmak için bana ihtiyaç duyuyor. rahat vermeyecek misiniz. ben özgürce dolaşmak, görmek, düşünmek, anlatmak istiyorum. müsaade yok demek ki. cehennem olun. beni ele geçiremeyeceksiniz. en azından canlı olarak.
umutsuzluk. umutsuzluk. umutsuzluk. bugün bu haldeyim. peki yarın neler olacak. yarın olacak mı. olmak ya da olmamak. ebeveynler, onları yapmadan önce çocuklarından izin almalılar. kendikilerime avuçlarını yalamaları gerektiğini çekinmeden söylerdim oysaki.
geleceğin gelmeyeni makbuldür. on sene sonra şu konuda ilerleyeceğiz, yirmi yıla bak bunları göreceğiz, torunlarımız şöyle yaşayacak gibi zırvalar sinirime dokunuyor. banane. şu iğrenç hayata bir gün daha katlanmak isteyen kim.
mutluluk hayatımızda var olan en büyük illüzyon. kandırmaca. süregelen mutsuzluğa verilen kısa bir aradan fazlası değil. ömrünü onun peşinden koşmaya harcamak ne bayat ve anlamsız. anlamını belki günümüzde yitirdi bilemem ama, bu saatten sonra ona gerçek olduğuna inanmak akıl kârı değil.
sevgi. ilişkilerde menfaati temel olarak aldığımız şu günlerde sadece adıyla hayatta olan bir diğer şey. hakiki olanına rastlanabileceğini sanmıyorum. varmış gibi yapmak gereksiz.
peki sonra? tüm bu sahteliklere katlanmalı mıyız? hayatı çekilir kılmak için onlardan biri olmak şart mı? peki ya çarkların arasında bir çomak olmaya çalışsak? tüm bu gözyaşlarım akıp nerede birikiyor?
bilmem. emin değilim. kim bilir. ne bileyim. olabilir. belki de. kesin konuşmak zor. akıl vermek daha da. kelin ilacı olsa ne yapardı biliyoruz sonuçta.